canberk tabakoglu
11 Takipçi | 1 Takip
21 04 2007

Atatürk'ün Hukuk Alanında Getirdikleri

Atatürk'ün Hukuk Alanında Getirdikleri

 

Atatürk’ün hukuk devrimi sadece içerik açısından değil, kanunların benimsenme şekli bakımından da çok önemlidir. Türkler Îslâmiyeti kabul ettikten sonra kendilerine özgü hukuk sistemini bırakarak İslâm hukukunu benimsemişlerdi. Türk hukuk devrimiyle, Türk toplumu Türk hukuk tarihinde ikinci kez tüm olarak eski hukukunu bırakarak yeni bir hukuk sistemini benimsemiştir. Bu defa Kara Avrupası hukuk sistemi, yani kontinental hukuk benimsenmiştir15. Bu, gözü kapalı bir Batı hayranlığı nedeniyle değil, kadınıyla, erkeğiyle Türk milletinin çağdaş uygarlık seviyesinde yaşayabilmesini sağlamak için tarihte benzeri pek az görülmüş bir cesaret ve kararlılıkla yapılmıştır16. Hukuk devrimi ile Türk insanı, en ileri ülkelerin vatandaşlarıyla eşit hak, özgürlük ve güvencelere kavuşturulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti bu külli ve bilinçli hukuk benimsemesi ile (resepsiyon) gelişmekte olan pekçok ülkeye de örnek olmuştur.

Atatürk, koyduğu akılcı ilkeler ve yaptığı diğer devrimlerle yüzyıllarca her alanda kendi kaderine terk edilmiş, âdeta kendi vatanında ikinci plâna itilmiş, devletin yapısı gereği milliyetçilik bilincini kazanması mümkün olmamış Türk halkını lâyık olduğu toplumsal, ekonomik ve kültürel seviyeye çıkartabilmek için tüm engelleri yıkmıştır. Buradaki araç ise hukuk devrimidir. Şu halde, diğer devrimlerle hukuk devrimi tamamlanarak Türk toplumu çok uzun bir süre sosyal hayatını düzenleyen hukuk düzeninden tamamen farklı bir hukuk düzenine ayak uydurabilecek sosyal ve kültürel düzeye çıkartılmıştır.

Hukuk devrimiyle akla, bilimsel esaslara, en ileri teknolojiye uygun bir yaşam ve demokratik, çoğulcu, özgürlükçü bir devlet sistemi kurulabilmiş, Türk halkı çağdaş uygarlık düzeyinde ve en önemlisi, kadınıyla, erkeğiyle eşit haklara sahip olarak insanca yaşama hakkına kavuşmuştur. Bu devrim, insanın insanca yaşayabilmesi ve bilini için gerekli özgür düşüncenin, eşitliğin, hukuk devletinin teminatıdır.

Atatürk’ün hukuk devrimi, diğer devrimlerin olduğu kadar tüm bu sayılan özelliklerin de dayanak ve güvencesini taşıyabilecek bir ağırlık ve sağlamlıktadır.

Hukukun gelişimi kuşkusuz sürmektedir. Yeni ihtiyaçlar gözlenmekte mevcut hukuk kuralları bu ihtiyaçlar ve toplumsal gerçekler gözönünde tutularak gerektikçe yeni düzenlemelere konu edilmektedirler. Türk hakimi de yeni yasaları uygularken toplumsal gerçekleri gözönünde tutarak, ama mutlaka soncul amaç olarak Türk toplumunu kendisi için diğer tüm devrimlerle birlikte öngörülen çağdaş toplum düzeninde yaşatmak için çalışmakta, adaleti sağlarken akılcı davranmaktadır. Yasa koyucu ve uygulayıcılar başta olmak üzere Türk toplumuna büyük görevler düşmektedir. Türk toplumunun her ferdi, hak ve hürriyetlerinin güvencesi olan lâik hukuku yozlaştırmamak, taviz vermemek akla, ihtiyaçlara, gerçeklere en uygun biçimde muhafazasını, uygulanmasını ve gelişimini sağlamak konusunda üzerine düşeni yapmalıdır. Adaleti sağlamanın yanısıra, çağdaş bilim ve uygarlığı takip edebilmek ancak bu şekilde mümkündür. Bu gerçeği Büyük Atatürk şu sözleriyle dile getirmektedir: “Adliyemizin güvendiğimiz yüksek gücüyledir ki, Cumhuriyet, yazgısı olan olgunlaşmayı izleyebilecek ve her türlü biçim ve kılıktaki saldırılara kar§ı yurttasın haklarını ve ülkenin düzenini dokunulmaz tutacaktır. “17

78
0
0
Yorum Yaz